Yazar: AraF, İlk Yorumu Siz Yapın! 22 Şubat 2010, 18:51
A’raF‘ın havzasında seyran ettim..Vurmuyordu sûretime ayaz, şems yakmıyordu ellerimi.. Mahzen-i Halvetim, aklımın griye çalan saraylarıydı.. Biraz müşkül de olsa hâlim,tefekkürüm, nûrû oldu gafletimin.. İster misin, nârdan bir kıvılcım düşsün mâtemime, nurdan bir derya doluverse gönLüme.. Yüreğimden damıtılan hakiki mâtem katreleri, yıkasa ruhumu boydan boya.. Belâ’dan beridir hâlim kasvetli, gelmez vuslat, gelmez ki dîl- i zâruma dokunsa yağmurun kanatLarı.. A’raF ehlini aldım yanıma, minicik umut çocuklarim.. Yüreğimin feryadını duy Ya Hakk; ya A’raF’ıma bir şems yarat, yada bir kamer yak..
Derdim ki, A’raF’ın makberinde hâlim hâksar.. Derdim, murad-ı ahsenim, sensin Ya Gaffar!
Her hicvim denk düşer bin kırbaca.. Hasmım olsa dahi ne yazar, gafletten kir tutmuş gönülleri kâh ağlar, kâh kin kusar. Torba doldurur lafları, ruhları doymaz, A’raF’tan kopup gelen bir hiciv yaprağının sesini kulakları duymaz. Halvetin saadetine eremeyen gönül! İblisi himaye et fıtratına, o gülsün, sen üzül! Ya Hak! At bir avuç dolu katre-i nur’u cemalime, sığındım kapına, tek istirhamımdır; döndürme gafletime.. İki menzilin de yudumladım suyundan, kimi ab-ı nur, kimi ab-ı hüsran.. Kabul gördün ya Hak, sıfatım olsa da az biraz ağlak, A’raF benim DiL-i Zârıma hak.. Meskenim: A’raF, hâlim müşkül, bin şükür !