Okula aşık, derslere aşina(!)
Kategori: Böyle Yazılarımız Var, Muhtelif Zamanlardan Kesitler - 3 Yorum Var 22 Aralık 2009, 18:29
Heyecansız, sanki yan komşuya gider bir ruh haliyle başladım okul hayatıma. Babamla birlikte aynı okuldaydık ama her zaman birlikte gitmezdik ve aynı okulda olmamız benim için bir zehirdi. Hatta benim için babamın öğretmen olması bile bir işkence. Bu yüzdendir baba mesleğini sorduklarında “Allah kahretsin öğretmen!” derim. Neyse konuya dönüyorum. Ne demiştim? Ha babamla aynı okulda olmamız benim için bir zehirdi. Hele bi de sınıfta iki kuzenimle birlikte otururdum. Biri hala oğlu, biri amca kızı. O zamanki masum ruh haliyle kardeş gibiydik ama her seferinde sıraya oturduğumuzda ben ortaya geçerdim ve bu da beni boğardı. Boğulurdum yav. İşte o zamanlar başlamıştı şeytani düşüncelerim. Birini boğacaktım ama hangisini? Böyle bir düşünceye kapıldığım için kaşımı sıraya vurup yarmıştım. Evet ilahi beni sert bir şekilde uyarmıştı. Kaşımın yarılma sebebini hep buna bağlamıştım..
Başkan yardımıcısı olmuştum ama nedendir başkana baktığım zaman kötü kötü şeyler aklıma gelirdi ve o zaman ki EŞŞEKliğimle istememiştim başkan yardımcılığını. Sonrasında kim geldi yerime orasını hatırlamıyorum.
Büyüyorum, büyüyorum, hızla büyüyorum (boy olarak değil ha).. Dur biraz dur! Geri sar. Hah işte! Şenay hanım! Bu kısmı büyürken atlamışım pardon :). İşte “En Şımarık Kızlar” diye bir yarışma olsa adayları sollayabilecek tek kişi. Ne biçim bişeydi o yav. Yemin ederim değil kızlar, erkekler bile onu kıskanırdı. Töbe ya. Kendimizden utanmasak ona özenir top olurduk. Her seferinde kalkar -zaten pekte çalışkan değildi. Neymiş efendim? güzel.- Alaaddin Hocan’ın kucağına oturur, alır o zamanın en muhteşem telefonunu (nokia 3310) yılan oynardı. Eşşek. Oynamakta bilmezdi. Ulan o oyun öylemi oynanır? Gelmiş 2, 4, 6, 8 tuşlarını kullanarak oynamaya çalışıyor. Şımarık kız 1 ve 9 ile oynasana. Yılan yiyeceği sağ tarafta durmuş bu 4′le sola gidiyor. Yuh ulan! Adam bari sağını solunu bilir.. (Olurda bu yazıyı okursa, haber versin son kez bir fatiha okuyup öyle göç edeyim öteki tarafa.) Neyse bu o telefonda oyun oynarken bizde mal gibi bakar, içimiz içimizi yerdi. Biz telefona dokunana kadar kan-ter içinde kalırdık. Zaten dokunduğumuz zaman o yumuşacık Alladdin Hoca yerini sinirli bir adama bırakırdı. Bi ara öyle bi baktı ki o çıkası gözlerle sınıf şahidimdir bi daha dokunmadım. “Al Şenay abla. Telefonla sen oyna. Bizim işimiz değil bu!” dememe az kalmıştı.
Neyse yine ne olursa olsun kardeş kardeş geldik 8. sınıfa. Bu arada Şenay okul değiştirmişti. Yoksa kardeş kardeş dermiyim hiç? OKS sendromu başlamıştı işte. Bi gıdım çalışmadım. O kahrolası dershaneye 1 milyar para yatırmıştı babam ama ben her seferinde dershaneye giderken arkadaşların top oynadığını görüp onlara takılırdım. Ee bu sıra yemişim dershaneyi :). Tabi eve gelince başlardı bir ton fırça. E ne yapayım? Benim suçum mu? Arkadaşlarımda oynamasın benim dershaneye gittiğim yolda! Onlarda biliyorlar zaafım var en küçük eğlenceye! Vay şerefsizler hatta iki r ile; şerrefsizler..
“Oğlum güzel bir liseyi kazan, sonra yan gelip yat. Hadi şimdi biraz çalış” deyip kandırdılar beni. Hep böyle derlerdi. Liseyi kazan sonra bak keyfine. E inandık tabi. Pek çalışmasamda kazandım Van Zeve Anadolu Lisesini. Tabi Hüseyin’le beraber kazanmıştım ama kalleş babası izin vermedi. Peki kimin yüzünden tabikide Hasan’ın! Ulan oğlum! Adam bari iki puan daha alır. Öyle olsa o da gelebilecekti Zeve’ye. O gelince dolayısıyla Hüseyin de gelecekti (ikisi kardeşler). Ama olmadı.
Sonra başladı lise hayatı. Kim demiş en güzeli lise dönemi? Halt etmiş! Nerde o eski çocukluk dönemi yav. Burnumda tütüyor. Dur mert dur. Duygusallığın sırası değil. Sen devam et. Evet, devam ediyorum. Şimdi Lise 3. sınıftayım. Hergün çalışmadığım için fırça yerim. Gerçi ben babamdan çalışmasamda fırça yerim. Peki en çok hangi sözü kullanırlar bana karşı? “Güzel bir üniversite kazan. Sonra Yan gelip yat.” Pişşiiiikkk! Yemezler! Yok abim değil üniversite ben güzel bir meslek bile kazansam yan gelip yatamayacam. Bence kimse yatamayacak. Hangi yaşa gelirsen gel çalışmak, birşeyler kazanmak zorundasın ben bunu anladım..
Konuyu son veriyorum artık. Çok mu uzadı ne? Bu yazıyı niye yazdığımı olurda merak etmekte gayet haklısınız. Çünkü bende bilmiyorum. Tek bişey biliyorum. Şenay’ın üzerine fazla yüklendim sanki. Hakkını helal et bacım.

Yazar: Kasva
E-posta: mertinan@hotmail.com.trWebSite'm: http://www.karantinam.com
Tüm Yazılarım: Kasva
Biyografi: Sitenin hem kurucusu hem de editörü. Lise hayatının cilvelerine eşlik eden Mert, 2009 yılından bu yana karantinam.com'da yazılar yazmaktadır.
Etiketler: alaaddin hoca, ilkokul, lise hayatı, oks sendromu, okul dönemi, şenay, zeve anadolu lisesi
Benzer Yazılar:







Şirret Kadın Tasviri
Siz memnu, biz memnu; Aşk-ı Memnu...
Yurdum İnsanı
Katil - Maktûl..
Onları da Anlıyorum..
3 yorum var, yorumlamak istiyorsan; ↓
Aralık 24, 2009 saat: 14:00
Mert, okudum mükemmel yorumlamışsın. Hem komik hem de gerçekten alıntı yaparak çok güzel yorumlamışsın geçmişi =)
Aralık 24, 2009 saat: 15:37
Heyt canim benim. Ben seni yiyerım yiyerım :)
Aralık 24, 2009 saat: 19:38
vay be cidden çok güseL yasmIşsınn =)))
Yorum Yaz! Pardon Yazar Mısın? :)