<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Karantinam.COM - Hanım koş, kollektif blog gelmiş!</title>
	<atom:link href="http://www.karantinam.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.karantinam.com</link>
	<description>kollektif, kişisel, blog, günlük, web günlük, wordpress</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 16:39:45 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yaşlı kadının şaşırtan boynuzu..</title>
		<link>http://www.karantinam.com/yasli-kadinin-sasirtan-boynuzu</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/yasli-kadinin-sasirtan-boynuzu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 16:37:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji, Gündem vs]]></category>
		<category><![CDATA[Zıkkımın Karekökü!]]></category>
		<category><![CDATA[boynuz]]></category>
		<category><![CDATA[boynuzlu kadın]]></category>
		<category><![CDATA[boynuzlu yaşlı teyze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=652</guid>
		<description><![CDATA[Nette Çağrı&#8217;nın blogunu dolaşırken ilginç bi haber dikkatımi çekti. Çinli bir yaşlı kadının alnında boynuz var! Aslında şuan yaşadığımız zamanda o kadar ilginç olaylara maruz kalıyoruz ki bu tür olaylara şaşırmamak gerek.
Neyse gelelim konunu özüne. Bu çinli yaşlı teyzemizin boynuzu 6 cm. Bayağı yaşlı olan bu teyzemiz 101 yaşında ve doktorlar güneş ışınlarının gazabına uğrayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nette <a href="http://www.cekingen.net">Çağrı&#8217;nın blogu</a>nu dolaşırken ilginç bi haber dikkatımi çekti. <strong>Çinli bir yaşlı kadının alnında boynuz var!</strong> Aslında şuan yaşadığımız zamanda o kadar ilginç olaylara maruz kalıyoruz ki bu tür olaylara şaşırmamak gerek.<br />
Neyse gelelim konunu özüne. Bu çinli yaşlı teyzemizin boynuzu 6 cm. Bayağı yaşlı olan bu teyzemiz 101 yaşında ve doktorlar güneş<span id="more-652"></span> ışınlarının gazabına uğrayan yaşlı kişilerin ciltlerinde şişkinliklerin olabileceğini söylüyor. Ama bu kadar mı?! 6 cm ağabey? Ne şişkinliğinden bahsediyorsun sen. Ha, ayrıca bu da yetmiyormuş gibi diğer tarafında da bi şişkinlik var. Muhtemelen o da kendini boynuza çevirecek.</p>
<p><a href="http://www.karantinam.com/wp-content/uploads/2010/03/yaslikadin.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-653" title="yaslikadin" src="http://www.karantinam.com/wp-content/uploads/2010/03/yaslikadin-236x300.jpg" alt="" width="320" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/yasli-kadinin-sasirtan-boynuzu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elif Şafak &#8211; Aşk</title>
		<link>http://www.karantinam.com/elif-safak-ask</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/elif-safak-ask#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 09:53:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhtelif Zamanlardan Kesitler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[beşeri aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Şafak]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi aşk]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[şems-i temrizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=640</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç gün içinde kendisiyle bütünleştiğim sabrım sonucunda kitap elime geçti. Geçti ama ne geçti! Bu sürükleyici kitabı tek solukta biraz geç okudum sanırım. Keşke daha öncesinde böyle bir niyete kalkışsaydım diyorum. Kitap öyle ki, tekrar okumak geliyor içimden. Bitmemesi için elimden geleni yapıyordum ama kitap her seferinde beni kendine daha çok çekiyordu. Okmak isteyenlere şiddetle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birkaç gün içinde kendisiyle bütünleştiğim sabrım sonucunda kitap elime geçti. Geçti ama ne geçti! Bu sürükleyici kitabı tek solukta biraz geç okudum sanırım. Keşke daha öncesinde böyle bir niyete kalkışsaydım diyorum. Kitap öyle ki, tekrar okumak geliyor içimden. Bitmemesi için elimden geleni yapıyordum ama kitap her seferinde beni kendine daha çok çekiyordu. Okmak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim. Sürükleyici bir gerçek aşk macerası. Hele ki tasavvufa ilginiz varsa, Mevlana ve Şems-i Tebrizi için bir nebze birşeyler öğrenmek istiyorsanız kaçırmayın derim.</p>
<p><em>&#8220;Ya ortasındasındır AŞK’ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde&#8230;&#8221;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/elif-safak-ask/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uçurtmalar yapacağız rengarenk&#8230;</title>
		<link>http://www.karantinam.com/ucurtmalar-yapacagiz-rengarenk</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/ucurtmalar-yapacagiz-rengarenk#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 10:45:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pınar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorize Edilemeyenler]]></category>
		<category><![CDATA[engelleri kaldır]]></category>
		<category><![CDATA[engelli çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[rengarenk uçurtma]]></category>
		<category><![CDATA[uçurtma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=635</guid>
		<description><![CDATA[Uçurtmalar yapacağız rengarenk&#8230;
Kuyrukları fırıl fırıl uçurtmalar&#8230;
Sahi, sen bilmiyorsun değil mi; bu kasabada uçurtma yapamayan çocuklar var. Bu kasabada, şöyle şen kahkahalarla kalabalık bir şekilde uçurtma yapıp babasıyla birlikte koşup uçurtma uçuramayan çocuklar da var.
Bu kasabada bazı babalar cep telefonlarının videosuna çekerken çocuklarına uçurtma uçuramayacaklarını bilmenin kahreden hüznünü yazarlar gözyaşlarıyla&#8230; Sen bilmiyorsun bunu değil mi; bilmiyorsun&#8230;
Bak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uçurtmalar yapacağız rengarenk&#8230;</p>
<p>Kuyrukları fırıl fırıl uçurtmalar&#8230;</p>
<p>Sahi, sen bilmiyorsun değil mi; bu kasabada uçurtma yapamayan çocuklar var. Bu kasabada, şöyle şen kahkahalarla kalabalık bir şekilde uçurtma yapıp babasıyla birlikte koşup uçurtma uçuramayan çocuklar da var.<span id="more-635"></span></p>
<p>Bu kasabada bazı babalar cep telefonlarının videosuna çekerken çocuklarına uçurtma uçuramayacaklarını bilmenin kahreden hüznünü yazarlar gözyaşlarıyla&#8230; Sen bilmiyorsun bunu değil mi; bilmiyorsun&#8230;</p>
<p>Bak açık söyleyeyim aslında ben de bilmiyordum. Düne kadar ben de tıpkı senin gibi bütün babalar çocuklarıyla uçurtma uçurabiliyor sanıyordum. Ya da tam tersinden söyleyeyim: bütün çocukların babalarıyla uçurtma uçurabileceklerini sanıyordum.</p>
<p>Sahnede bale yapan zihinsel engelli kızını elindeki telefonun videosuna kaydederken insan vicdanın en ortasına ta ortasına balyoz gibi bıraktığı hıçkırıkları duyana gözlerinden ip gibi süzülen gözyaşlarını görene dek bir babanın; bilmiyordum.</p>
<p>Bak, parantez içinde bir itirafta bulunayım sana: savaş muhabirlerinin en zor işi yaptıklarını da sanırdım ben. Oysa nerde ve niçin bulunduğunu bilerek yaptığın işler o kadar da zor değilmiş. Vallahi bak! Hani mesala savaşın fotoğrafını çekerken biliyorsun ya aslında bir bakıma&#8230; Durağan, sakin &#8220;herhangi bir gün&#8221;den birinde mesala bir okulun salonunda fotoğraflamaya çalıştığın bir babanın esmer yüzünde şak diye uyanıvarince birden bire &#8216;nerede&#8217; olduğuna yani adını hiç bilmediğin bir savaşın aslında tam ortasında olduğuna&#8230; Asıl zor olan buymuş.</p>
<p>Mutlaka sana da olmuştur, gördüğün anda yüreğine demirden bir oya gibi işleyen bazı yüz ifadelerinin hayatın boyunca belleğinden çıkmayacağını daha o anda anlamışsındır.</p>
<p>Gurur, mutluluk, başarı, hüzün, burulma, çaresizlik,isyan, umut, keder, yarım kalmışlık, yarım kalacağını anlamışlık&#8230; Bütün bunların aynı anda toplandığı bir yüz ifadesini hayatın boyunca belleğinden silemeyaceğini hemen oracıkta anlamış, hissetmişsindir.</p>
<p>Ha aklıma gelmişken; hani az önce &#8220;insan vicdanının ortasına&#8221; demiştim ya, hah işte, oradaki &#8216;vicdan&#8217;ın acıma duygusuyla, &#8220;ah canıııım yazııık, kıyamaaaaam&#8221; tuhaflığıyıla ilgisi yok. Yok yok gerçekten yok. Zeka ve algı kapasitesi sınırlı çocukların bilimsel olarak da tanılmlanabilenengeline acınmaz ki. Ama ille de &#8216;engel&#8217;den ötürü acıma mekanizmanı harekete geçiresin varsa; &#8216;normal&#8217; kabul edilen yetişkinliklerin  zekasal engellerine ruhi engellerine vicdani engellerine ahlaki engellerine kültürel engellerine siyasi engelerine karakter engellerine bakabilirsin&#8230; Ne oldu? İçin çekildi birden bire değil mi? Eli yüzü düzgün birkaç kişiyi saymazsan hiç de öyle sağlam bir toplumun içinde olmadığını gördün değil mi?</p>
<p>Şimdi sende biliyorsun artık; bu kasabada çocuklarıyla uçurtma uçuramayan babaların var olduğunu, babalarıyla uçurtma uçuramaya çocukların bulunduğunu yani aynı gökyüzünün altında yaşayıp belki de aynı buluta baktığın babaların ve çocukların varlığını sende biliyorsun artık.</p>
<p>Vicdan mı? Tamam tamam söylüyorum. Vicdan; gökyüzüyle yeryüzünün yan yana konduğu noktada başlıyor. Yani o uçurtması olmayan gökyüzlerini unutup; daha çok satabilmenin telaşı içinde birbirimizin gırtlağını sıkıtığımız yeryüzünün tam üzerinde&#8230; Bu yeryüzünü daha çok satabilmek için birbirimizin gırtlağını sıkma histerisine sen kısaca rant diyorsun!</p>
<p>Koy şimdi masanın üzerine: çocuklarıla uçurtma uçuramayan babaları&#8230; Babalarıyla uçurtma uçuramayan çocuklar.. Uçurtması hiç olmamış gökyüzleri. Hıçkırıkları ve gözyaşlarını da koy masanın üzerine; oyunbozanlık yok!</p>
<p>Şimdi de &#8220;yeryüzünü daha çok satabilmek için birbirinizin gırtlağını sıkma histerisini&#8221; koymayı dene aynı masanın üzerine. Eğer bu dokuz kelimelik uzun cümleyi o masaya sığdırabildiysen (ki geri dönüp saydığından da eminim) vicdana sığmayacak kadar geniş bir masan var demektir. Ve fakat sığdıramadıysan&#8230;</p>
<p>Eğer sığdıramadıysan bir teklifim var sana: biz bu seçimde yeryüzünden değil gökyüzünden ve uçurtmalardan söz edilmesini isteyeceğiz.</p>
<p>Uçurtmalar yapacağız rengarenk&#8230;</p>
<p>Kuyrukları fırıl fırıl uçurtmalar&#8230;</p>
<p>sahi, sen bilmiyorsun değil mi; bu kasabada uçurtma yapamayan çocuklar var. bu kasabada, şöyle şen kahkahalarla kalabalık bir şekilde uçrtma yapıp babasıyla birlikte koşup uçurtma uçuramayan çocuklar da var.</p>
<p>bu kasabada bazı babalar cep telefonlarının videosuna çekerken çocuklarınanı uçurtma uçuramayacaklarını bilmenin kahreden hüznünü yazarlar gözyaşlarıyla&#8230;sen bilmiyorsun bunu değil mi; bilmiyorsun&#8230;</p>
<p>bak açık söyleyeyim aslında ben de bilmiyordum. düne kadar ben de tıpkı senin gibi bütün babalar çocuklarıyla uçurtma uçurabiliyor sanıyordum. ya da tam tersinden söyleyeyim: bütün çocukların babalarıyla uçurtma uçurabileceklerini sanıyordum.</p>
<p>sahnede bale yapan zihinsel engelli kızını elindeki telefonun videosuna katydederken insan vicdanın en ortasına ta ortasına balyoz gibi bıraktığı hıçkırıkları duyana gözlerinden ip gibi süzülen gözyaşlarını görene dek bir babanın; bilmiyordum.</p>
<p>bak, parantez içinde bir itirafata bulunayım sana : savaş muhabirlerinin en zor işi yaptıklarını da sanırdım ben.oysa nerde ve niçin bulunduğunu bilerek yaptığın işler o kadar da zor değilmiş.vallahi bak!hani mesala savaşın fotoğrafını çekerken biliyorsun ya aslında bir bakıma&#8230;durağan,sakin´´herhangi bir gün´´den birinde mesala bir oklun salonunda fotoğraflamaya çalıştığın bir babanın esmer yüzünde şak diye uyanıvarince birden bire ´nerede´ olduğuna yani adını hiç bilmediğin bir savaşın aslında tam ortasında olduğuna&#8230;asıl zor olan buymuş.</p>
<p>mutlaka sana da olmuştur,gördüğün anda yüreğine demirden bir oya gibi işleyen bazı yüz ifadelerinin hayatın boyunca belleğinden çıkmayacağını daha o anda anlamışsındır. gurur,mutluluk,başarı,hüzün,burulma,çaresizlik,isyan,umut,keder,yarım kalmışlık,yarım kalacağını anlamışlık&#8230;bütün bunların aynı anda toplandığı bir yüz ifadesini hayatın boyunca belleğinden silemeyaceğini hemen oracıkta anlamış,hissetmişsindir.</p>
<p>ha aklıma gelmişken;hani az önce ´´insan vicdanınınortasına´´demiştim ya, hah işte,oradaki ´vicdan´ın acıma duygusuyla, ´´ah canıııım yazııık, kıyamaaaaam´´tuhaflığıyıla ilgisi yok.yok yok gerçekten yok.zeka ve algı kapasitesi sınırlı çocukların bilimsel olarak da tanılmlanabilenengeline acınmaz ki. ama ille de ´engel´den ötürü acıma mekanizmanı harekete geçiresin varsa;´normal´kabul  edilen yetişkinliklerin  zekasal engellerine ruhi engellerine vicdani enhellerine ahlaki engellerine kültürel engellerine siyasi enhelerine karakter engellerine bakabilirsin&#8230;ne oldu?için çekildi birden bire değil mi?eli yüzü düzgün birkaç kişiyi saymazsan hiç de öyle sağlam bir toplumun içinde olmadığını gördün değil mi?</p>
<p>şimdi sende biliyorsun artık;bu kasabada çocuklarıyla uçurtma uçuramyan babaların var olduğunu babalarıyla uçurtma uçuramaya çocukların bulunduğunu yani aynı gökyüzünüün altında yaşayıp belki de aynı buluta baktığın babaların ve çocukların varlığını sende biliyorsun artık.</p>
<p>vicdan mı? tamam tamam söylüyorum. vicdan; gökyüzüyle yeryüzünün  yan yana konduğu noktada başlıyor.yani o uçurtması olmayan gökyüzleriniş unutup;daha çok satabilmenin telaşı içinde birbirimizin gırtlağını sıkıtığımız yeryüzünün tam üzerinde&#8230;bu yeryüzünü daha çok satabilmek için birbirimizin gırtlağını sıkma histerisine sen kısaca rant diyorsun!</p>
<p>koy şimdi masanın üzerine:çocuklarıla uçrtma uçuramayan babaları&#8230;babalarıyla uçurtma uçuramayan çocukalr&#8230;uçurtması hiç olmamaış gökyüzleri&#8230;hıçkırıkları ve gözyaşlarını da koy masanın üzerine; oyunbozanlık yok!</p>
<p>şimdi de ´´yeryüzünü daha çok satabilmek için birbirinizn gırtlağını sıkma histerisini´´koymayı dene aynı masanın üzerine. eğer bu dokuz kelimelik uzun cümleyi o masaya sığdırabildiysen (ki geri dönüp saydığından da eminim) vicdana sığmayacak kadar geniş bir masan var demektir. ve fakat sığdıramadıysan&#8230;</p>
<p>eğer sığdıramadıysan bir teklifim var san:biz bu seçimde yeryüzünden değil gökyüzünden ve uçrtmlardan söz edilmesini isteyeceğiz.</p>
<p>Var msın? Bu benim davam kadar senin de olsun istyorum&#8230; Engelli çocuklara bir fazlalıkmış gibi değil de bir &#8220;&#8230;&#8221; Senin için ne ifade ediyorsa onu koy o cümlenin devamına.. Var msın? Bu benim davam kadar senin de olsun istiyorum&#8230; Engelli çocuklara bir fazlalıkmış gibi değil de bir &#8220;&#8230;&#8221; Senin içn ne ifade ediyorsa onu koy o cümlenin devamına&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/ucurtmalar-yapacagiz-rengarenk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lilith</title>
		<link>http://www.karantinam.com/lilith</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/lilith#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 18:14:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zıkkımın Karekökü!]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın ilk feministi]]></category>
		<category><![CDATA[hz. Adem ve Lilith]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Havvadan önceki kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın-erkek eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[lilith]]></category>
		<category><![CDATA[lilith efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[lilith nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tevratta lilith]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=629</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Almanca hocamızın sorusu üzerine bu &#8216;Lilith&#8217; denilen Hz. Havva&#8217;dan önce yaratılan ilk(!) kadını araştırma gereği duydum. Ders esnasında bayağı tartıştık bu konu üzerinde ama ben tatmin olmadım. İnternetten araştırdım ki düşündüğüm gibi basit, doğruluğu neredeyse imkansız olan bir efsane. Ki zaten değiştirilmiş tevratta yer alıyor. Hatta türlü türlü &#8216;Lilith&#8217; efsanesi bulunmakta. Yok efendim neymiş? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Almanca hocamızın sorusu üzerine bu <strong>&#8216;Lilith&#8217;</strong> denilen <strong>Hz. Havva&#8217;dan önce yaratılan ilk(!) kadın</strong>ı araştırma gereği duydum. Ders esnasında bayağı tartıştık bu konu üzerinde ama ben tatmin olmadım. İnternetten araştırdım ki düşündüğüm gibi basit, doğruluğu neredeyse imkansız olan bir efsane. Ki zaten <strong>değiştirilmiş tevrat</strong>ta yer alıyor. Hatta türlü türlü <strong>&#8216;Lilith&#8217;</strong> efsanesi bulunmakta. Yok efendim neymiş? <strong>Hz. Adem</strong> ve <strong>Lilith</strong> topraktan yaratıldı ama <strong>Lilith</strong> kadın erkek eşitsizliğinden dolayı isyanda bulundu ve cennetten çıktı. <strong>Evet, kadın-erkek eşitsizliği. <span id="more-629"></span></strong></p>
<p>İkiside efsaneye göre cennette yaşıyorlar ama günümüzdeki karı-koca tartışmaları bunlarda da var kısacası mutsuz bir birliktelik. Hz. Adem Lilith&#8217;in kendisine hizmet etmesini ister, ailesini ihmal etmesinden ve ev işlerini layıkıyla yerine getirmediğinden suçlar. Hatta bu sebep bana bayağı saçma gelmişti; <strong>Lilith cinsel ilişkide Hz. Adem&#8217;in üstte kendisinin altta olmasını hazmedemez.</strong> Bu sebeple Lilith, Tanrı&#8217;nın söylenmemesi gereken bir adını söyleyerek cennetten uçar ve Kızıl Deniz yakınlarında bir mağaraya sığınır. Burada çevresindeki cinlerle ve cinlerin kralı (ya da şeytan) ile ilişkiye girerek hergün yüz çocuk doğurur. Hz. Adem Allah&#8217;a yalvararak Lilith&#8217;in geri dönmesini ister. Allah&#8217;ta üç meleği Lilith&#8217;e geri dönmeyi talep etmeleri için gönderir. Bu melekler Lilith&#8217;e geri dönmesini aksi taktirde hergün yüz çocuğunun öldürüleceğini söylerler. Lilith geri dönmeyi reddeder ve tehdit yerine getirilir. Lilith bu durumdan duyduğu acıyla Adem soyundan gelen her insan yavrusunun, hamile ve doğum yapmakta olan kadınların, bebeklerin düşmanı olmaya yemin eder. Sonra Tanrı bakar ki Lilith dönmeyecek Hz. Adem uyurken onun kaburgasından Hz. Havva&#8217;yı yaratır. Hz. Havva görünüşüyle tıpkı Lilith gibidir ki Hz. Adem onu Lilith zanneder. Hz. Havva&#8217;nın Lilith&#8217;in aksine karşı çıkmayışını, itaatkâr olmasını<em> &#8216;Nihayet hidayete erdi&#8217; </em>diye yorumlar. Hikayenin sonu ise malum. Lilith artık kötüler safhındadır. Yaptığı kötülükler saymakla bitmez, şuan bile bebeklerin beşikte tıbbın bile açıklayamadığı ölüm sebebi Lilith olarak bilinir.</p>
<p>Günümüzde bile Lilith&#8217;e eşitlik mücadelesi veren bir kadın olduğu için<strong> &#8216;Dünyanın ilk feministi&#8217; </strong>diye hitap edilir.</p>
<p>Şimdi bazılarımız Lilith gibi kadın-erkek eşitsizliğini savuyordur. Onlarada inşAllah şu altta yer alan yazı güzel bir açıklama olur.</p>
<p><strong>Kadın &#8211; Erkek Eşitliği Söz Konusu mudur?</strong><br />
Bu soruya hemen &#8220;evet&#8221; veya &#8220;hayır&#8221; demek çok zor. Çünkü, soru bu haliyle yeterince açık değil. Onu bir başka soru ile açmak gerekiyor. &#8220;Nerede? Hangi konuda? Ne yönden?&#8221; gibi. Eğer, &#8220;hukukî açıdan&#8221; soruluyorsa, cevap olarak &#8220;evet&#8221; diyebiliriz.</p>
<p>Eğer, her hususta denilirse, o zaman, bu soruya cevap vermeye gerek kalmayacaktır. Zira, cevabı sorunun içindedir. Madem ki, iki ayrı cinsten söz ediliyor. Öyleyse mutlak eşitlik nasıl düşünülebilir?</p>
<p>Kadınla erkeğin eşit oldukları sahalar bulunduğu gibi, erkeğin kadını çok gerilerde bıraktığı, yahut onun çok gerisinde kaldığı sahalar da mevcut. Onun için, meseleyi sadece bir tek madde çözümlemek mümkün değil.</p>
<p>Şayet, &#8220;Kadınla erkek arasında iyi insan, üstün insan olma noktasında bir fark var mıdır?&#8221; diye sorulursa o zaman şunu hemen belirtmek isteriz: Hakimiyet başka, üstünlük ve fazilet daha başkadır. Bu ikincisinde hemen çalakalem şu yahut bu üstündür, demek çok zordur. Çünkü, kadın olsun erkek olsun, her insan Allah ın kuludur. O, hangi kulunu üstün tutuyor, daha çok seviyorsa ve hangi kulundan razı ise üstünlük ancak onundur. İlahi ferman olan Kur ana baktığımızda, üstünlük ölçüsü olarak, karşımıza cinsiyetin değil takvanın çıktığını görüyoruz. Evet, Allah indinde üstünlüğün ölçüsü takvadır.</p>
<p>Nedir takva? En kısa ifadesiyle Allah tan korkmak, günahlardan sakınmak, Onun razı olmadığı hareket, tavır, hal ve sözlerden uzak durmak. Onun rızasına ermeyi en büyük maksat bilip, bunu kaybetmekten son derece korkmak. İşte, kim böyle yaparsa üstün insan, faziletli insan odur. Bu noktada cinsiyete itibar edilmemiştir.</p>
<p>Takva dendi mi hemen salih ameli hatırlıyoruz. Salih amel, yani, hayırlı, güzel işler görmek. Onda da cinsiyete itibar edilmiyor. Mesela okunan her Kur an harfine karşılık on sevap verilmişse, bu bütün insanlar için böyledir. Kadına daha az, erkeğe daha çok sevap söz konusu değil.</p>
<p>Soruyu bir de psikolojik yönden ele alabilir ve şöyle sorabiliriz: Kadınla erkek arasında psikolojik yönden farklılık var mıdır?</p>
<p>Bu soruya hiç tereddüt etmeden elbette diye cevap veririz. Kadınla erkek arasındaki psikolojik farklılık kendini çocukluk çağından itibaren göstermeye başlar. Erkek ve kız çocukların oyuncakları farklıdır. Bir kız çocuğu en çok oyuncak bebekleri sever. Henüz evlilik nedir bilmediği o yaşlarda, bebeklerini bağrına basar, öper, elbiselerini değiştirir, beşikte sallar ve uyutur. Günün büyük bir kısmını onlarla geçirir. Erkek çocuk ise, taksi, uçak, tabanca gibi oyuncaklara daha fazla rağbet gösterir.</p>
<p>Bu çocuklar büyüdüklerinde bu defa, sohbetleri değişir. Erkeklerin toplantılarında daha çok, iş hayatı yahut politika konuşulurken, kadınlarda ön sırayı ev eşyaları ve örgüler alır.</p>
<p>Kabiliyet yönünden de iki cins arasında bariz bir fark var. Erkek, terkip ve tahlilde, kadın ise taklit ve ezberde daha ileri. Bir misal ile anlatmak gerekirse; erkek bir mimari eseri ortaya koymakta, onun bütün bölümlerini güzelce yerleştirmekte, kadından daha ileri. Kadın ise, o eserin herhangi bir bölmesini ince nakışlarla süslemekte erkekten çok daha hassas.</p>
<p>Erkek dış aleme daha açık. Şefkatte kadından geri, ama teşebbüs kabiliyetinde ileri. Kadın ise erkeğe nispeten daha içe dönük. Bunun en büyük faydası, yavrusuna ve yuvasına göstereceği ihtimam.</p>
<p>Bu iki cinsin zafiyetleri de farklılık gösteriyor: Erkekte, tahakküm ve baskı hastalığı mevcut. Kadında ise, gösteriş ve desinler belâsı.</p>
<p>Kadının en bariz bir özelliği de hassasiyetidir. Buna &#8220;teessürilik&#8221; deniliyor. Kadın, çevreden etkilenmekte erkekten daha hassas. Dolayısıyla, telkine kapılmaya, aldatılmaya ondan daha müsait.</p>
<p>Kadında sezgi gücü, erkekten çok kuvvetli. Değişikliğe ondan daha çok ihtiyaç duymakta, yenilik ve heyecana daha açık. Vücut büyüklüğü itibariyle ve güç ile kuvvet yönünden, kadın erkekten genellikle daha geri. Bunun neticesi olarak, sığınma ihtiyacı kadında kendini daha fazla hissettiriyor. Ama bazılarında bu ihtiyaç, aşağılık kompleksine dönüşüyor; bu da erkeklik kompleksi olarak kendini gösteriyor.</p>
<p>Kadın, hayat arkadaşına (ona nispetle) daha çok bağlı. Ondan daha vefalı. Dünya sevgisinde erkekten çok ileri.</p>
<p>Kadını bu psikolojisi içinde değerlendirmek ve onun erkekleşmesine değil, ideal bir kadın olmasına çalışmak gerekir.</p>
<p>Etrafımıza şöyle bir göz atalım. Bütün canlılarda bedenler ve ruhlar arasında mükemmel bir uygunluk var. Ceylan ruhunu, aslan bedenine sokmak ve onu aslanca davranmaya zorlamak, en başta o sevimli ruha zarar verir. Her kükreyişte ruhundaki letafetten birazını kaybeder; her hamlede kendi öz güzelliğinden bir parçayı harap eder. Kadın ve erkek eşitliği diyerek kadını erkekçe davranışlara itmek de en başta kadına zarar verir.</p>
<p>Aslında, bu vadide gösterilen kasıtlı ve yoğun faaliyetler, bir bakıma hiçbir şeyi değiştirememiştir. &#8220;Hüküm çoğunluğa göre verilir.&#8221; kaidesinden hareketle şöyle diyebiliriz: Kadınlar yine fabrikatör olmaktan çok işçi, hâkim olmaktan çok kâtip, amir olmaktan çok sekreter, pilot olmaktan çok hostes, patron olmaktan çok tezgâhtardırlar. Zira, yaratılışı değiştirmek mümkün değildir.</p>
<p>Maalesef, kadına lâyık olduğu yeri bir türlü veremedik. Ya onun rızkı bize bağlıymışçasına, kendisine aşırı derecede hükmetmeye kalktık, ona haksız muamelelerde bulunduk, yahut, kendisine çok fazla fırsat verdik, onu erkekliğe heveslendirdik ve mahvettik.</p>
<p style="text-align: right;">Alaaddin Başar (Prof.Dr.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/lilith/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manga 2010 Eurovision Şarkısı: We Could Be The Same</title>
		<link>http://www.karantinam.com/manga-2010-eurovision-sarkisi-we-could-be-the-same</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/manga-2010-eurovision-sarkisi-we-could-be-the-same#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 13:56:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorize Edilemeyenler]]></category>
		<category><![CDATA[2010 eurovision]]></category>
		<category><![CDATA[55. eurovision]]></category>
		<category><![CDATA[aynı olabiliriz]]></category>
		<category><![CDATA[manga dinle]]></category>
		<category><![CDATA[manga eurovision şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[we could be the same]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=627</guid>
		<description><![CDATA[Hadise&#8216;den sonra Eurovision&#8216;da bizi, We Could Be The Same türkçesiyle Aynı Olabiliriz adlı parçayla Manga temsil edecek. Dinledim şarkıyı. Her ne kadar kardeşim pek beğense de benim için öyle ahım şahım bişey değildi. &#8220;Eh, işte hoş olmuş. Güzel şarkı&#8221; diyebileceğim tarzda bir şarkı. Türkçe seslendirilmediği için birçok eleştiriyi üzerine toplayan bu parça bizi temsil edeceğinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hadise</strong>&#8216;den sonra <strong>Eurovision</strong>&#8216;da bizi, <strong>We Could Be The Same</strong> türkçesiyle <strong>Aynı Olabiliriz</strong> adlı parçayla <strong>Manga</strong> temsil edecek. Dinledim şarkıyı. Her ne kadar kardeşim pek beğense de benim için öyle ahım şahım bişey değildi. <strong>&#8220;Eh, işte hoş olmuş. Güzel şarkı&#8221;</strong> diyebileceğim tarzda bir şarkı. Türkçe seslendirilmediği için birçok eleştiriyi üzerine toplayan bu parça bizi temsil edeceğinden dolayı bırakalım bunlarıda destek olalım, olmalıyız. Buyrun şarkıyı dinleyin, isterseniz eleştirinizide yapın ama milletcek desteklememiz gerektiğinide unutmayın..<span id="more-627"></span></p>
<p><object type="application/x-shockwave-flash" style="width: 400px; height: 300px;" data="http://www.dailymotion.com/swf/xcfxwa" title="JoomlaWorks AllVideos Player"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xcfxwa"><param name="quality" value="high"><param name="wmode" value="transparent"><param name="bgcolor" value="#010101"><param name="autoplay" value="false"><param name="allowfullscreen" value="true"><param name="allowscriptaccess" value="always"></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/manga-2010-eurovision-sarkisi-we-could-be-the-same/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avatar Türkçe Dublaj</title>
		<link>http://www.karantinam.com/avatar-turkce-dublaj</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/avatar-turkce-dublaj#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 19:51:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorize Edilemeyenler]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>
		<category><![CDATA[avatar türkçe dublaj]]></category>
		<category><![CDATA[avatar türkçe dublaj izle]]></category>
		<category><![CDATA[james cameron]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=624</guid>
		<description><![CDATA[Ünlü yönetmen James Cameron&#8216;ın yazıp yönettiği Avatar filmi şimdi de türkçe dublajlı. Aslında ne mantıkla film hakkında bilgi veriyorum ki? Tüm dünyada büyük yankı uyandıran, çığır açan bu filmi duymayanımız kalmamıştır, biliyorum. Artık alt yazılıyken daha mı iyiydi yoksa böylesi mi daha iyi bilemiyorum ama bana kalırsa hiçte fena değil ki ben uzağı görme sorunumdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü yönetmen <strong>James Cameron</strong>&#8216;ın yazıp yönettiği <strong>Avatar</strong> filmi şimdi de türkçe dublajlı. Aslında ne mantıkla film hakkında bilgi veriyorum ki? Tüm dünyada büyük yankı uyandıran, çığır açan bu filmi duymayanımız kalmamıştır, biliyorum. Artık alt yazılıyken daha mı iyiydi yoksa böylesi mi daha iyi bilemiyorum ama bana kalırsa hiçte fena değil ki ben uzağı görme sorunumdan dolayı alt yazıları keyifle okuyamamıştım. E o zaman be adam? Hangisinin iyi olduğunu nasılda bilmem? Tabikide o halime kıyasla dublajlı olması daha iyi. Ama nasıl bir rağbet görür bilemiyorum. buyrun, türkçe dublajlı fragman sizlerle..<span id="more-624"></span></p>
<p><object width="450" height="360"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="embedplayer.swf" /><param name="menu" value="false" /><embed src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1452294" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="450" height="360" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/avatar-turkce-dublaj/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Huzur Özür Dilemeli..</title>
		<link>http://www.karantinam.com/huzur-ozur-dilemeli</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/huzur-ozur-dilemeli#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 11:22:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böyle Yazılarımız Var]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[huzur özür dilemeli]]></category>
		<category><![CDATA[monoton hayat]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=619</guid>
		<description><![CDATA[Evimizde boğuk rüzgarların esip, giderkende netimizi beraberinde götürmesiyle başladı karantinam&#8217;a olan özlemim, yazı yazamayışlarım. Bende fırsatını bulmuşken anlatmak istedim şu çoğumuzun muhtaçlık duyduğu &#8216;Huzur&#8217;u. Karantinam’a ‘ Huzur’u alıyorum… Yazıldığı kadar yaşandığında da haz  veren huzur, bulan için mükâfat, bulamayan için ise ızdırap olmuştur.  Arayan için Mevlâ, aramayan için bela olmuştur. 
Hep rast gelmişizdir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evimizde boğuk rüzgarların esip, giderkende netimizi beraberinde götürmesiyle başladı karantinam&#8217;a olan özlemim, yazı yazamayışlarım. Bende fırsatını bulmuşken anlatmak istedim şu çoğumuzun muhtaçlık duyduğu<strong> &#8216;Huzur&#8217;</strong>u. Karantinam’a<strong> ‘ Huzur’</strong>u alıyorum… Yazıldığı kadar yaşandığında da haz  veren huzur, bulan için mükâfat, bulamayan için ise ızdırap olmuştur.  Arayan için Mevlâ, aramayan için bela olmuştur. <span id="more-619"></span></p>
<p>Hep rast gelmişizdir şu hayattan bıkan kimselere. Onlar ki umutlarını  kesmiş, artık istikametin olmadığını düşünen ve –sadece kendilerine-  yedirebilecekleri birkaç bezgin sokak sözlerine sığınarak <strong>&#8216;mutsuzluk&#8217; </strong> bayrağını taşırlar. Ne zaman ki o kimselerle diyaloga girilse; o sokak  sözlerinden misallerle masallar anlatıp sanki karşıdaki huzurzedeyi de  kutuplarına çekebileceklerini sanırlar. Tamam, kabul edilir ki her duygu  için ayrı bir mod vardır. Fakat sürekli huzursuz, mutsuzluk modu  kimseyi memnun etmez.</p>
<p>Şimdi msn kişi listenizi açıp baktığınızda dahi bu arkadaşlarımızı  görebilirsiniz. Bunlar huzuru yaşayan, fakat –ne sebeptendir bilinmez-  tarz arzına girerek saklayan kimselerdir.</p>
<p>Eğer açıklayıcı olmadıysa bir-iki cümle vererek sizi onların dünyasına  sevk edebilirim sanırım.<strong> &#8216;Hayat çok renksiz.&#8217; </strong>, <strong>&#8216;Monoton bir hayat  var.&#8217;</strong>,<strong> &#8216;Hiçbir şey tat vermiyor.&#8217;</strong>… gibi saçmalardan seçmeler  sergilerler. Hiçbir şey tat vermiyor derken ne kadar da rahatlar değil  mi? Somurtmak basittir, küsmek de, veya ağlamak… Ama<strong> &#8216;hiçbir şey&#8217;</strong> terimi basit değildir. Tat vermiyor demek!.. Sıkıyorsa tat vermeyen o &#8216;hayat&#8217;ın aksini dene bakalım. Tadı damağında kalır.</p>
<p>Laf ebeliğine gerek yok. Her duruma modlanmak güzeldir fakat; tek modla  yaşamı karalamak güzel değildir. Öyle bir yaşayın ki huzur, özür dilesin  size uğramadığı her gün için…</p>
<p>Kendim için konuşursam, o kaldırım sözlerinin yazıldığı kişisel  ileti’mde hoş bir söz var ve değişmeyen bir söz.<br />
<em>&#8216;Ruh Halime Egoist Psikolojilerinizi Aşılamaktasınız, Neden Ha?&#8217;</em></p>
<p>Benden bu kadar, vesselam!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/huzur-ozur-dilemeli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayarda oynadığın oyunu videoya çek</title>
		<link>http://www.karantinam.com/bilgisayarda-oynadigin-oyunu-videoya-cek</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/bilgisayarda-oynadigin-oyunu-videoya-cek#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 21:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet, Bilgisayar vs]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[download]]></category>
		<category><![CDATA[fraps]]></category>
		<category><![CDATA[oyun ekran görüntüsü]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu videoya çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[video çekme programı]]></category>
		<category><![CDATA[video çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[video kayıt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=614</guid>
		<description><![CDATA[Benim pek bilgisayar oyunlarıyla işim yok ama alt katta oturan kuzenimin sorusu üzerine merak saldım oyunu videoya kaydetme işine. Artık ne niyetle kullanacaktı bilmem ama wolkanca&#8216;da rasladığım program umarım onunda işini görür ki öncesinde bulduğu programlardan anlamamış, işine yaramamıştı. Gelelim programa;

Oynadığınız oyunu bu Fraps isimli programla videoya alabilmeniz mümkün. Dilerseniz resim olarakta kaydedebilirsiniz.. Programın ekran [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Benim pek bilgisayar oyunlarıyla işim yok ama alt katta oturan kuzenimin sorusu üzerine merak saldım oyunu videoya kaydetme işine. Artık ne niyetle kullanacaktı bilmem ama <a href="http://wolkanca.com">wolkanca</a>&#8216;da rasladığım program umarım onunda işini görür ki öncesinde bulduğu programlardan anlamamış, işine yaramamıştı. Gelelim programa;<br />
<span id="more-614"></span><br />
Oynadığınız oyunu bu <strong>Fraps</strong> isimli programla videoya alabilmeniz mümkün. Dilerseniz resim olarakta kaydedebilirsiniz.. Programın ekran görüntüsü aşağıda. Pek yer kaplamayan, bu cılız(!) haliyle işe yarar bir programa benziyor. Programın Windows 2000, XP, 2003, Vista ve Windows 7&#8242;de sorunsuz çalıştığı söyleniyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.karantinam.com/images/fraps.gif" alt="" width="320" height="202" /></p>
<p>Programı indirmeniz için link; <a href="http://www.fraps.com/download.php">www.fraps.com/download.php</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/bilgisayarda-oynadigin-oyunu-videoya-cek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kusursuz aşk&#8230;</title>
		<link>http://www.karantinam.com/kusursuz-ask</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/kusursuz-ask#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 16:51:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pınar</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Aşk Geçti]]></category>
		<category><![CDATA[gitme]]></category>
		<category><![CDATA[kusursuz aşk]]></category>
		<category><![CDATA[seni seviyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=608</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır yazamıyorum aslına bakarsanız ne yazacağımı bilemiyordum. Yine pek bildiğim söylenemez tabi. Sadece sizlerle bir şiiri paylaşma gereği duydum. Bunu nette dolaşırken görmüştüm bir kaç gün önce. Tek ben değil sizlerde bilin istedim. Buyrun,  şiir;  :)

Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.
Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur.
Tek kelime [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır yazamıyorum aslına bakarsanız ne yazacağımı bilemiyordum. Yine pek bildiğim söylenemez tabi. Sadece sizlerle bir şiiri paylaşma gereği duydum. Bunu nette dolaşırken görmüştüm bir kaç gün önce. Tek ben değil sizlerde bilin istedim. Buyrun,  şiir;  :)</p>
<p><span id="more-608"></span></p>
<blockquote><p>Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.<br />
Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur.<br />
Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden<br />
bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden.<br />
Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki.<br />
Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?<br />
Sanırım, düşünmedin.<br />
Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de.<br />
Aslında çok şey var sevdiğim,<br />
kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları,<br />
İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun<br />
saatlerinde geldin, ya da sen vurdun.<br />
Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla,<br />
denizden gelecek bir gemi bekledim durdum,<br />
sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza.<br />
Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim.<br />
Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim.<br />
Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek.<br />
Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine &#8211; senin baban öldü mü?<br />
Bu gidiş ölümden beter olamaz.<br />
Hangisi doğru bilmiyorum,<br />
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?<br />
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı?<br />
Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.<br />
Hayır hayır gitme!<br />
Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!<br />
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.<br />
Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun.<br />
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.<br />
Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez.<br />
Seni seviyorum.<br />
Sen giderken ben içimden haykıracağım &#8216;kusursuz bir aşktı bu&#8217; diye.<br />
Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın ben bilmiyorum&#8230;</p>
<p>Yine de tanıdı gönlüm yaşadı<br />
Bir kusursuz aşk büyüttüm bu sana pişman değilim</p>
<p>Her akşam vaktinde bu gönül üzülür<br />
Hüzünle dolar seni düşünür<br />
Şimdi çok uzakta kimbilir neredesin<br />
Geri dön ya da dönme ben sendeyim</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/kusursuz-ask/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarayıcınızı değiştirin uyarısı!</title>
		<link>http://www.karantinam.com/tarayicinizi-degistirin-uyarisi</link>
		<comments>http://www.karantinam.com/tarayicinizi-degistirin-uyarisi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 11:07:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bloglamadan Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet, Bilgisayar vs]]></category>
		<category><![CDATA[internet explorer]]></category>
		<category><![CDATA[internet explorer uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[mozilla]]></category>
		<category><![CDATA[opera]]></category>
		<category><![CDATA[tarayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[tarayıcınızı değiştirin]]></category>
		<category><![CDATA[tarayıcınızı değiştirin kodu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karantinam.com/?p=596</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi efendim bilmeyenimiz yoktur şu İnternet Explorer illet tarayıcısını. Çoğu kişinin baş belası olmuştur. Siteleri şaftı kaymış bir şekilde göstererek çok çekici hâle sokuyor. Bayan arkadaşlarımızın kullanmaması dileği ile. Şaka bir yana gerçekten kahrolasıca bir durum bu. Modern, güncel tarayıcılar dururken çoğu insan bu devirde hâlâ İnternet Explorer&#8216;in milattan önceki sürümlerini kullanıyor. Bunlara hitaben bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi efendim bilmeyenimiz yoktur şu <strong>İnternet Explorer</strong> illet tarayıcısını. Çoğu kişinin baş belası olmuştur. Siteleri şaftı kaymış bir şekilde göstererek çok çekici hâle sokuyor. Bayan arkadaşlarımızın kullanmaması dileği ile. Şaka bir yana gerçekten kahrolasıca bir durum bu. Modern, güncel tarayıcılar dururken çoğu insan bu devirde hâlâ <strong>İnternet Explorer</strong>&#8216;in milattan önceki sürümlerini kullanıyor. Bunlara hitaben bir kod geliştirilmiş ve bu tarayıcıyla giren ziyaretçilerimiz hemenden uyarılıyor kod sayesinde. Sizlerde eğer<strong> İnternet Explorer</strong>&#8216;in alt sürümleriyle sitenize giren ziyaretçilerinizi uyarmak istiyorsanız bu kodu sidebar veya header dosyalarına koyuverebilirsiniz :). Merak etmeyin <strong>Explorer 7</strong> ve üzeri sürümlerinde ayrıca <strong>Mozilla Firefox</strong>, <strong>Opera</strong> gibi modern tarayıcılarda uyarı çıkmıyor..<span id="more-596"></span></p>
<p></script>
<div id='hiyar'>
<div style='background:red;padding:20px;color:white;'>
<h2><font color="black">Tarayıcınızı Değiştirin</font></h2>
<p> <font color="white">Malesef geri kalmış ve kötü bir internet tarayıcısı olan <strong>Internet Explorer</strong>'ı kullanıyorsunuz. İnternet sitelerini daha düzgün görüntüleyebilmek ve kendi iyiliğiniz için lütfen modern tarayıcılardan birini deneyin. Pişman olmayacaksınız:</font> <br/><br/><strong><a href='http://www.google.com/chrome' style='color:white;'><u>Google Chrome</u></a></strong> - <strong><a href='http://www.mozilla-europe.org/tr/' style='color:white;'><u>Mozilla Firefox</u></a></strong> - <strong><a href='http://www.opera.com' style='color:white;'><u>Opera</u></a></strong> - <strong><a href='http://www.apple.com/safari/' style='color:white;'><u>Safari</u></a></strong><br/></div>
</div>
<blockquote><p>&lt;!--[if lt IE 7]&gt;<br />
&lt;script type="text/javascript"&gt; var browser = navigator.appName; if (browser=="Microsoft Internet Explorer" ){ }else{ document.write("&lt;style&gt;#hiyar{display:none;}&lt;/style&gt;") } &lt;/script&gt;&lt;div id='hiyar'&gt;<br />
&lt;div style='background:red;padding:20px;color:white;'&gt;&lt;h2&gt;Tarayıcınızı Değiştirin&lt;/h2&gt;&lt;br/&gt; Malesef geri kalmış ve kötü bir internet tarayıcısı olan &lt;strong&gt;Internet Explorer&lt;/strong&gt;'ı kullanıyorsunuz. İnternet sitelerini daha düzgün görüntüleyebilmek ve kendi iyiliğiniz için lütfen modern tarayıcılardan birini deneyin. Pişman olmayacaksınız: &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href='http://www.google.com/chrome' style='color:white;'&gt;Google Chrome&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;br/&gt; &lt;strong&gt;&lt;a href='http://www.mozilla-europe.org/tr/' style='color:white;'&gt;Mozilla Firefox&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;br/&gt;<br />
&lt;strong&gt;&lt;a href='http://www.opera.com' style='color:white;'&gt;Opera&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; &lt;br/&gt;<br />
&lt;strong&gt;&lt;a href='http://www.apple.com/safari/' style='color:white;'&gt;Safari&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br/&gt;&lt;/div&gt;&lt;br/&gt;&lt;/div&gt;<br />
&lt;![endif]--&gt;</p></blockquote>
<p>Bu kodu ekledikten sonra sitenizin nasıl göründüğünü test etmek için<a href="http://ipinfo.info/netrenderer/"> burayı</a> kullanabilirsiniz.. Ayrıca <strong>www.karantinam.com</strong>'u adam gibi görüntülemek içinde <strong>Mozilla Firefox</strong> kullanın! Diğerlerinide kullanabilirsiniz ama tercihimiz Mozilla'dan yana. Hadi çabucak hoşçakalın.. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karantinam.com/tarayicinizi-degistirin-uyarisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>